Fizik ile doğa arasında sıkışan insanın özne olarak dışarıda tutulduğu bir sistem sonucu ve işleyen zaman içerisinde, sezgileri açıp güçlendirmek maalesef sabitlenen bir düzenin tekrar geri getirilmesi ile karşı karşıya bırakılmış bir toplumsal durum söz konusudur.
Eğer aşılır ve bütünden ayrılmış bir parçanın koparılması gibi dışında olaylar meydana getirilirse de yine eski durumuna çevrilir.
Simülasyon devre dışı kalsa dahi yahut gerçeklik öne geçse, gelecekte bu değişmediğinden yine de her şey en başa getirilip devam edecektir.
Çözüm basit aslında evrensel anlamda söylenirse karşı karşıya kalınan esasen varlığın kendisini gözlemlemekten başka yol görünmüyor.
Sonuçta geçmiş boyunca hep öne atılan temel nokta düşünceden kaynaklı bir neticeye, var oluşun sırrına erişmek duygusudur…